✹ Rüyalar ve Paralel Evrenler

✹ Rüyalar ve Paralel Evrenler

✹ Algıladığımız Evren’in ötesinde başka bir gerçeklik var mı? Orada bir eşbenimiz olabilr mi?

✹✹✹ Sonsuza kadar devam eden varoluşlar… Biz ölsek de Evrendeki diğer eşbenimiz yaşamaya, ya da o ölse eşbeni olan biz yaşamaya devam ediyoruz. Düşünün bir yol var, tüm varoluşlar bu yoldan geçiyor. Varoluşlardan biri yola atlıyor araba çarpıyor ama ölmüyor, diğeri yola atlıyor ona araba çarpıyor o ölüyor. Bir diğer varoluşunuz sa yola atlıyor ancak bir şey oluyor biri onu çekiyor çlmekten ve yaralanmaktan kurtuluyor. Kısacası farklı boyutlarda farklı yaşamlar olabilir.

Sonsuz sayıda yaşanabilir dünya var başka boyutlarda olduğu için göremiyoruz… Bu konuya bence Bilimsel en güçlü yanıtı Sicim Kuramı veriyor. Biraz önce anlattık ama çok daha detaylı anlatmam gerekli… Çünkü birçok sorunun yanıtı burda, bu kuram çok hızlı gelişiyor… Sicim kuramı ya da membrane kuramı fiziğin temel modellerinden biridir. “Sicim, “sıfır boyutlu noktalar” şeklinde tarif edilen atomaltı parçacıkların, aslında “bir boyutlu ve ipliksi varlıklar” olabileceği varsayımına dayanır. Temel deayanağı gerçekliğin esas bileşenlerinin rezonansfrekanslarında titreşen ve planck uzunluğunda olan (10−35 mm civarı) sicimler olduğudur. Sicim teoremi 6 yeni boyut daha önerir, fakat bu boyutları standart anlamdaki mekân ve zaman boyutları değil, bunlara bağlı alt boyutlar gibi tanımlar (bildiğimiz 3 uzay ve 1 zaman boyutu üzerinde dairesel olarak katlanmış ekstra boyutlar). bu boyutlardan biri 5. boyut olan paralel evren veya zamanda kırılma yaşanılan boyut olabilir. Bilindiği gibBu durumda herhangi bir atomdaki herhangi bir elektron bile katman değiştirse yeni bir paralel evren oluşabilir. Çok ince bir tel düşünelim 2 mm kalınlığında, bu tel uzaktan bakılınca bizim için tek boyutlu bir doğrudur, diğer boyutları bizim için yok gibidir. Fakat bu telin üzerinde hareket eden bir karınca için telin üzerinde sağa ve sola gidip tur atılabilir ve o yönlerde de boyut vardır.İşte o boyutlar ancak o seviyeye inince anlam kazanır ve her zaman gözükmezler. Siscm teorisinde Membranların oluşturduğu parçacıkların da çok küçük yüzeyler olduğu ve onların seviyesine inince anlaşılabileceği düşünülmektedir. O seviyede bu yüzeyler farklı titreşimlerle farklı atom altı parçacıkları, bu atomaltı parçacıklar da birleşerek atomları oluşturmaktadırlar.

✹✹✹ Peki Paralel Evrenler nerede? ✹✹✹

✹ Farkında olmadığımız boyutlar ve oradaki Dünyalar mı bizi yönetiyor?

Bu görsel Evren’in zaman çizelgesi. Büyük Patlamadan günümüze kadar geçen süre. Burada bilinen bir yerde yaşam var. Oda bizim Dünya’mız. Sicim Teorisine göre bu bir boyut yani var olan Evren’lerden ve Dünya’dan bir tanesi.

✹✹✹ Kare, küp ve tesseract. Karenin çevresi bir boyutlu doğrular, küp iki boyutlu alanlar ve tesseract da üç boyutlu hacimler tarafından sınırlandırılmıştır. Fizik ve matematikte bir uzayın ya da nesnenin boyutu, üzerlerindeki herhangi bir noktayı belirlemek için gereken en düşük koordinat sayısı olarak tanımlanır. Bir doğru üzerindeki bir noktayı tanımlamak için bir koordinat gerektiğinden doğrunun bir boyutu vardır Mesela bir sayı doğrusu üzerindeki 8 noktası. Düzlem, kare ya da daire yüzeyinin iki boyutu vardır, çünkü bu yüzeyler üzerindeki herhangi bir noktayı tanımlamak için iki koordinata ihtiyaç vardır. aynı şekilde küre, silindir ya da küpün içindeki bir noktayı tanımlamak için üç koordinat gerektiğinden bu boşluk üç boyutludur. Bu üç boyutun ötesinde Einstein’in İzafiyet Teorisi’nde zaman, dördüncü ve uzaysal olmayan boyuttur.
Aslında 4. Boyut Zamanın doğrusal çizgisi. Bunu şöyle ifade edersek daha açıklayıcı olur… Biz 3 boyutlu yaşıyoruz, ama zamansal olarak sadece bir nokta kaplıyoruz. Yani “Şimdi“ dediğimiz zamanın içine hapsolmuş durumdayız. Ama zaman içinde, ileri ve geri doğrusal bir şekilde hareket edilebilse, 4 boyutlu bir dünyada olmuş olurduk, bir insanın doğumdan ölüme kadar, tüm yaşamını, el falı gibi görebilmek 4 boyuttur. (Bilimsel bir temele dayalı olmasa da hatırlatıcak olursak için, elinizin içinde bir yaşam çizgisi varolduğu söylenir. Bu çizgi, doğumdan ölüme kadar yaşayacaklarını hastalıkları çocuklarını öleceğin zamanı Genel hatlarıyla söylediğine inanılır)
✹ Sicim teorisine göre beşinci ve altıncı Boyutlar, Olası dünyaların kavramının ortaya çıktığı yerdir. Beşinci boyuta kadar görebilseydik , kendi dünyamızdan biraz farklı bir dünya görcektik, bu da bizim dünyamız ile diğer olası olanlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları görmemizi sağlardı… Orada ikizlerimiz varmı var sa ne yapıyor gibi birçok bilinmeyeni görecektik. Yani 4 boyut doğrusaldı. Ancak, 5. boyutun doğrusal değil de tüm olasılıkları kapsadığını düşünün. Bir an düşünüleim 18 yaşında bir çocuk, ileride olabileceği doktor, avukat, öğretmen, hırsız, evsiz, şizofren, ve sayamayacağımız çok daha fazla şeylerden biri.. hatta ölü.. işte tüm bu olasılıkları aynı anda görebilmek 5 boyutta mümkündür.
5 boyutu gözlemlenebilse, olguların hepsi aynı anda görülebilse de, kuantumdaki gözlemci ilkesine göre, gözlemekte olduğun gelecek, etkilenmeye başlar. Yani geleceği değiştirebilirsin… Aslında bir çeşit kaderi değiştirmek bu boyutta mümkün.Hem kader, hem özgür irade. Her ikisi de mümkün olabiliyor 5. Boyuttaki varlık için… Yani biz 3. Boyutta yakın bir yere ister arabayla gideriz ister otobüsle, istersek yürürüz bu seçim gibi.… Ancak anlık yapılan seçimler 5. Boyuttaki varlık için çok falza belki de milyonlarca.
✹✹✹6. Boyut…
Bu boyuta geçebilsek olası dünyaların bir düzlemiyle karşılaşıcaktık, burada Düz Dünyalarla aynı başlangıç koşullarıyla başlayan tüm olası evrenleri kıyaslayabiliriz… Teorik olarak, beşinci ve altıncı boyuta hakim olabilseydiniz, zamanda geri dönebilir veya farklı geleceklere gidebilirsiniz. Şimdi…. Bugünü değiştirmek içinbir örnekle çok zengin olmamız gerekli…, geleceğe dönüş filminde çok güzel bir anlatım var.Bu filmdeki gibi geçmişe dönseniz ve at yarışı sonuçlarını genç halinize verseniz, ve de o sonuçlara oynarsanız haliyle geleceği değiştirmiş olursunuz. Ama bu 5. boyutun yöntemi. 6. boyuttaysanız elinizdeki imkan çok daha fazla. Yani siz bunları yapma dan da , direk olarak zengin fakir sağlıklı kısacası istediğiniz. Hallerinize gidebilirsiniz.
✹ Ancak Bunu insan yaşamıyla düşünmek pek de doğru olmaz…. Uzaya göre insan yaşamı çok kısa. Big bang’den, evrenin sona ereceği zamana kadar olan, tüm olasılıkları düşünerek hesaplarsanız size daha mantıklı gelebilir. Çünkü big bangle başlayan evren, bir gün sona erecek yok olacak. Ve tıpkı basit bir insan yaşamında olduğu gibi sonsuz olasılık var. Bizim şu an içinde olduğumuz Evrendeki Dünyada Hitler vardı, savaşlar oldu, otomobil icad edildi. Bu boyutta bir solucan deliğinden başka bir evrene başka bir dünyaya bunların iç olmadığı bir evrene geçiş yapabailirsiniz.

✹✹✹ Biz 3 boyutlu bir Dünya’da yaşıyoruz ve bBu nedenle Dünya’yı sadece bu boyutun izin verdiği kadar görebiliyor ve algılayabiliyoruz. Yani son derece kısıtlıyız. 2 boyutlu bir Evren düşünün sadece ileri, geri, saga, sola gidebildiğimiz bir Dünya olurdu, yukarı ve aşağı yönlere gidemezdik… 3.boyutta hareket eden bir insan bize bir şeyler söylese onu da göremeyecek belki de peri gibi algılayacaktık…. 3. Boyutta yaşayan biri bizim göremediğimiz birçok şeyi görecekti… Ancak Beynimiz bütün boyutları yönetebilme kapasitesine sahip. Bu durumda farkında olmadığımız boyutlar bizi yönetebilir. Biraz önce de anlattığımız gibi Süper Sicim teorisi Evren’in 10 boyutlu olduğunu gösteriyor. Membranlarsa 11 ve 12. Boyutu.

✹✹✹ 1. Boyut...

✹✹✹Bu boyutta farklı başlangıç koşullarıyla yani bizim dünyamızdan farklı başlayan Olası dünyalara erişebiliyoruz. Beşinci ve altıncı boyutta, başlangıç koşulları aynıydı ve sonraki eylemler farklıydı, burada her şey zamanın başlangıcından farklı.

✹✹✹ Evren’in bir zarla kaplı olduğunu, ve başka evrenlerin de var olduğunu. Bunu şöyle açıklamak mümkün: Bizim evrenimiz dışında daha farklı evrenler de var. Bunlar da farklı big banglerle oluşmuşlar. Bu Evrenler’in fizik yasaları bizimkinden farklı olabilir. Dahası nasıl bizim Evreni’mizde kuantum ile yerçekimi yasaları birbirinden farklılıkları varsa (yani 1den çok yasa tarafından yönetiliyorsak) bu Paralel Evren‘lerin de birden fazla yasası olabilir. Kısacası bizim evrenimiz, Bu Paralel Evrenler’le birlikte daha üst bir Evrenin içinde yer alıyor. Evrenler arasında, bir zar var. Bu zarı öyle belirgin bir madde olmaktan ziyade, stringlerden oluşan bir enerji katmanı olarak adlandırmak daha doğru. (M teorinin isminin de, membrane’den gelmekte olduğundan bahsetmiştik.)
✹✹✹Nasıl ki, 4’üncü boyutta, önceki 3 boyutu nokta yaptıysak. 7’inci boyutta yine noktaya dönüyoruz. 4. boyutta diğer 3 boyutu noktaya çevirdik, çünkü zamanın sonsuzluğu içinde bizim 3 boyutlu dünyamız sadece bir “an“dı yani bir noktaydı.
✹✹✹1. boyutta da (yani Evrenler boyutunda) bizim Evreni’mizde, big bang’den yokoluşa kadar geçen süre sadece bir nokta teşkil etmektedir. Bizim evrenimizden diğer evrenlere alınan yol ise 1’inci boyuttaki gibi bir çizgidir. Bunu şöyle örneklemek mümkün: Biz yine 2011 yılındayız. Fakat çevremizdeki fizik yasaları tamamen değişmiş. Düşünelim bir an için yerçekimsiz yaşıyoruz “veya“ oksijensiz kalınca ölmüyoruz vs.. Bu tarz geçişler, 7. boyutta mümkün.
✹✹✹Olası Evrenler düzlemi… Her evrende her başlangıç farklı. Bu boyutu görebilseydik yada buraya geçebilseydik her farklı evrende farklı geçmiş görcektik
1.boyutu hatırlayalım. Onun 8. boyut versiyonu. Şimdi 1. boyutta ve 4. boyutta sınırımız neydi, tek ileri geri hareket edebiliyorduk. 2’inci ve 5’inci boyutta doğrusal bir düzlem üzerinde. Yukarıdaki örnekte oksijensiz ölmemek ile yerçekimsiz yaşamak arasında “veya“ olması onu tek boyutlu yapmakta. “ve“ koyarsak, yani hem oksijensiz yaşıyorsak (x düzlemi) hem de yerçekimi yok ise (y düzlemi) 2 boyutlu bir değişim olmuş demektir. Yani 7. boyuttan 8. boyuta geçmişizdir. (yanlız burada not düşmek istiyorum, oksijensiz yaşama ile yerçekimsiz yaşamak fizikçiler açısından evrenler için bir düzlem oluşturcak kadar birbirinden yeterince farklı iki şey mi tam emin değilim, amaanlatılmak istenen umarım anlaşılmıştır.)

✹✹✹ Alternatif tüm evrenler….
✹✹✹ 9’uncu boyutta 3’üncü ve 6’ıncı boyutlar gibi. 8. boyuttaki 2 nokta arasında yol almadan, solucan deliğiyle geçmenizle olanak sağlar. Yani aynı anda, yerçekimli ve oksijenli Dünya’dan, yerçekimsiz ve oksijensiz Dünya’ya geçebilirsiniz.
✹✹✹5.Boyut.
            Evren’in oluşumu Yani Büyük Patlama öncesi…ve 6. boyutlarda yaptığımız gibi bütün evrenlerin,, bütün zaman çizelgelerinin, bütün olasılıkların, bütün herşeyini tek bir nokta olarak kabul ederek 10’uncu boyuta ulaşırız.
Öte yandan, 4. ve 6. boyutlardan farklı olarak, bir çizgi çizemeyiz, çünkü tüm olasılıkları kapsamış olduğumuzdan, gideceğimiz yer kalmamıştır. Böylece sona ulaşmış olduk.

✹✹✹ String theory (sicim teorisi)’ne göre, string’ler bu son boyutta hareket eden particle’lerdir. Bu bahsettiğimiz zaman yolculuklarını esasında bütün olarak biz değil ama stringlerimiz yapmaktadır. Teorik olarak da, solucan deliği tarzı bir “zaman kapısı“ ancak sicimlerin içinden geçebilmemizle mümkün. (Tabi o anda stringin de boyut değiştirmesi gerek) Yani string’leri milyarlarca kez büyütmek gerek.. (İşte teori burada tıkanıyor, stringi büyütmek, mümkün mü değil mi belirsizleşiyor.)

✹✹✹10. Boyut alternatifleriyle 11 ve 12. Boyut oluşturabilir.

✹✹✹Okuduğunuz için teşekkürler… Evren’in sonsuz ihtişamı sizinle olsun….

✹✹✹Bu yazının belgesel filimini izlemek için lütfen aşağıdaki lnke tıklayınız.

https://youtu.be/ICO4DqzN7AQ

#boyutlar #boyutlararasıgeçişler #diğerdünyalar #Evreninboyutları #12.boyut #11.boyut #boyutlar #ikizler #eşbenler #yaşam #belgeselvideo2020 #boyutnedir #boyuthakkındabilgi #boyutlarvideo